|
|
|
|
KAYSERİ
Türkiye' nin kültür, sanat, bilim,sanayi ve turizm merkezlerinden biri olan Kayseri, tarihin en eski zamanlarından beri pek çok uygarlığa beşiklik etmiş ve her dönemde önemini korumuştur.Şehrin en eski adı olan Mazaka, Roma devrine kadar devam etmiş; Roma devrinde şehre imparator şehri anlamında Kaisareia adı verilmiş; bu isim araplarca Kaysariya şeklinde kullanılmıştır.Türkler Anadoluyu fethettikten sonra şehre Kayseriye adını vermişler ve bu ad, Cumhuriyet dönemiyle birlikte Kayseri şeklini almıştır.
Kayseri her köşesi degişik uygarlıkların kalıntılarının birbirleriyle kucaklaştığı Anadolunun en eski yerleşim alanlarından biridir.M.Ö. IV. binden yani Kalkolitik (Bakırtaş) , çağlarından başlayarak Asur , Hitit , Frig dönemlerinde ve Roma devri sonuna kadar bir yerleşim alanı olan Kültepe ; bu uygarlıkların kalıntılarını barındıran bir açık hava müzesidir. Kayseri bu önemli merkezin yakınında yer alan bir bölge olarak bu uygarlıkların hepsinden derin izler taşımaktadır.
1067 yılında Selçuklu komutanı Afşin ile Türk hakimiyetine giren Kayseri; Selçuklu devleti, Eratna Beyliği, Dulkadıroğulları, Kadı Burhanettin, Karamanoğulları ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerini yaşamış, başta Selçuklular olmak üzere her dönemde önemli bir Türk kültür merkezi olmuştur.
Cumhuriyet döneminde 1924 Anayasası ile il yapılan Kayseri, 1927' de kurulan Sümer Bez Fabrikası ve 1950' lerde başlayan Sanayi Sitesi ile Türkiye' nin ilk büyük sanayi ve ticaret hamlelerine öncülük etmiştir.
KAYSERİ'DE SANAYİ
Kayseri çok canlı bir sanayiye ve buna paralel Ticaret hayatına sahiptir. Kayserili sanayici ve tüccarlar, çalışmalarını il sınırları dışına da yayarak Türkiye'nin en tanınmış sanayicileri ve tüccarları olmuşlardır. İldeki sanayileşme, 1920'li yılların sonuna doğru demiryolunun kente ulaşması, Sümerbank fabrikasının, tank ve uçak onarım - montaj tesislerinin kurulmasıyla başlamıştır. Sanayinin lokomotifi sayılan bu fabrikalar, nitelikli insan gücü yetiştiren öğretim kurumları olmuşlardır. Bu kuruluşların yetiştirmiş olduğu iş gücü daha önce ticaretle yaratılan sermaye birikiminin hızla yatırıma dönüşmesini gündeme getirmiş ve 1950'ler bir yatırım dönemi olarak geçmiştir. 1960'lara gelindiğinde Kayseri'de özel sektör yatırımlarında önemli bir artış olmuştur. 1964 yılı Sanayi Sayımına göre; 10 ve daha fazla işçi çalıştıran 41 işletmeden 37'sinin özel sektöre ait olduğu görülmektedir. 1960'lı yıllarda en önemli yatırımları gıda, dokuma, metal eşya ve makina imalat sanayii olarak sıralamak mümkündür. 1970'li yıllara gelindiğinde imalat sanayiinde çesitlilik ve ölçeklerin büyümeye başladığı görülmektedir. Bu yıllarda gıda sanayinin aksine metal eşya, makina sanayii birinci sırayı almış ikinci sıraya ise tekstil sanayii yerleşmiştir.
1980'li yıllara gelindiğinde büyük ölçekli işletmelerin sayıları oldukça artmıştır. İlin kalkınmada ikinci derecede öncelikli yöreler statüsüne alınması ve Organize Sanayi Bölgesi'nin kurulması, Kayseri'nin sanayi kuruluşlarıyla dolmasına neden olmuştur.Etibank Pınarbaşı Orta Anadolu Krom Işletmesi ve Çinko-Kurşun Metal Sanayii (ÇİNKUR) tesisleri ilin madenlerini işleyen en önemli kuruluşlardır. 1990'Iı yıllarda, iç piyasada ağırlığını hissettiren il sanayisi, dış piyasada da yerini almaya başlamış, bilhassa elektronik ve tekstil dallarında dünya ile rekabete girmiştir.
KAYSERİDE TURİZM
ERCİYES DAĞI :
3917 m'lik yüksekliğiyle, turizm değerleri itibariyle Türkiye'nin önemli dağları arasındadır. Dağın doğu ve kuzey yamaçlarında yer alan kayak alanları %30 eğimle 4.5 km ve 7.5 km uzunluğundaki pistleri dünyada nadir yerlerde görülen TOZ KAR zeminiyle özel bir yapıya sahiptir. Kayak sezonu uzun olup, Kasım ortalarından Mayıs ayı başlarına kadar sürmektedir. Konaklama için özel ve kamu sektörüne ait sosyal tesisler bulunmaktadır.
ALA DAĞLAR MİLLİ PARKI :
Türkiye'nin en büyük Milli Parklarından biridir. Son yıllarda Türkiye'de giderek büyük gelişme kaydeden alternatif turizm türlerinden olan doğa turizmi için, yerli ve yabancı turistlerin, doğa severlerin ençok tercih ettikleri rekreasyon alanları arasındadır. Tırmanışlar için 3700 m 'nin üzerinde 3 doruk (Demirkazık T.3756 m., Kaldı T.3748 m., Kızılkaya T.3726 m.) mevcut olup bunun yanında Trekking için uygun uzun parkurlara, kamp alanlarına ve eşsiz doğa güzelliklerine sahiptir.
SULTANSAZLIĞI TABİATI KORUMA ALANI :
Sultansazlığı uluslararası öneme sahip bir sulak alandır. Nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir nitelikteki 72 kuş türünün 20 'si burada kuluçkaya yatmaktadır. Tatlı ve tuzlu su eko sistemlerinin bir arada bulunması, barınak ve yiyecek açısından zengin bir özelliğe sahip olması nedeniyle kuşların dinlenme ve kışlama alanı olarak oldukça uygundur. En önemli özelliği kuşların ana göç yolları üzerinde olmasıdır. Kuşların toplanma dönemi olan Eylül- Ekim aylarında kuş sayısı 700.000'e ulaşmaktadır
TUZLA GÖLÜ :
Göl tuzlu olup çevresinde tatlı su sızıntılarının olduğu yerlerde tatlı su bataklıkları oluşmuştur. Bir çok kıyı kuş türünün göç sırasında konakladığı ve besin depoladığı bir alandır. 1993 yılında doğal sit alanı ilan edilmiştir. Gölün güney kesimindeki çamurlardan romatizmal hastalıkların tedavisinde yararlanılmaktadır.
DOĞAL MAĞARALAR :
Turizme uygunluğu saptanan mağaralar Develi ilçesi Küçük Künye Köyü yakınlarındaki PERİLİİN (Homurlu Mağarası), AYIİNİ Mağarası ve Özvatan ilçesindeki ZIRHA Mağarasıdır
TERMALİZM :
BAYRAM HACI kaplıcası, TEKGÖZ kaplıcası, ÇİFTGÖZ kaplıcası, HACIVELİ kaplıcası, YEŞİLHİSAR DUTLU İÇMECESİ ve ZİLE ACISUYU ilimizde en fazla rağbet gören şifalı suların bulunduğu yerlerdir.
TARİHİ VE KÜLTÜREL DEĞERLER :
Kayseri'de geçmişte yaşayan pek çok uygarlıktan geriye çok sayıda tarihi eserler kalmıştır. Bu yönü ile ilimiz değişik uygarlıkların izlerini taşıyan açık bir müze görünümündedir. Yerleşim yeri itibariyle KÜLTEPE ve SOĞANLI ÖREN YERİ tarihi önem taşımaktadır. Kayseri Kalesi İç Anadoluda yapılmış döneminin en büyük ve önemli kalelerinden biridir. Külliyeler ; Hunathatun Külliyesi , Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Külliyesi , Camiiler ; Ulu Camii , Gülük Camii ve Medresesi, Hacı Kılıç Camii ve Medresesi, Lale Camii, Han Camii, Develi ve Bünyan Ulu camiileri, Kurşunlu camii, Medreseler; Seracettin, Sahabiye, Avgunlu, Köşk, Hatuniye, Hamidiye Medreseleri , Kümbetler ve Türbeler ; Alaca, Çifte, Döner, Ali Cafer, Sıçalı Kümbetleri, Emir Ali , Kutluğ Hatun, Melik Gazi Türbeleri, Hanlar Çarşı ve Bedestenler ; Sultan Hanı, Karatay Han, Vezir Hanı, Pamuk Han, Kapalı Çarşı ve Bedesten; Köprüler ; Tekgöz ,Çokgöz,Şahruh Köprüsü, Köşkler ; Hızır İlyas, Haydarbey Köşkleri, Konaklar ; Güpgüpoğlu, Atatürk,Çilsal Konaklarıdır
|
|
|
|
|